3 Ekim 2011 Pazartesi

İLK DERS GÜNÜ

Bugün itibariyle 14 Aralık'da son bulacak olan eğitimim başladı. Verilen belgede sabah 08:45 sularında ders başlayacağını belirtmişlerdi. Ev her ne kadar okula yakın olsada ilk gün psikolojisi nedeniyle 07:40 gibi uyandım. Yürüyerek en fazla 10 dk süren yol bir anda gözümde büyüdü. Sanırım geç kalma korkusundan dolayı (: Rutin sabah ritüellerinden sonra diğer arkadaşlarla birlikte kahvaltı muhabbetine koyulduk. Kahvaltının bitmesiyle evden çıkışım bir oldu ve başladım okul yolunu tepmeye (: Kampüs ufukta gözüktüğünde daha farklı bir ruh haline büründüm resmen. Sonracığıma binaya girer girmez beni karşılayan bir heykel oldu, böyle kollarını açmış "Gel yavrum bağrıma" der gibi bakıyordu (: Heykelin ayrıntılarına hiç bakamadım o anda çünkü beni içerde neyin beklediğini tam olarak bilemiyordum. Kalabalık mı, sıra var mı, yapılması gereken işlemler neler... Çünkü her ne kadar kayıtlar yapılmış olsa bile bazı prosedürlerin mevcut olduğunu düşündüm. Nitekim haklı çıktım kaydı teyit etme gibi bir işlem sözkonusu ama benim dışımda 4-5 kişi vardı. Dakikalar geçtikçe gelen kişiler artıyor ve dünyanın her yerinden insanları görür oluyorsunuz. Uzakdoğu, İspanya, İngiltere, Amerika... Çillisi, kızılı, zencisi, çekik gözlüsü (: resmen kültür mozaiği... Çok keyifli bir görüntü oluştu...
Kısa teyit işleminden sonra bekleme sınıfına geçtik ve yaklaşık 15 dk kadar gireceğimiz seviye tespit sınavını bekledik. Bu arada da birkaç kişi tanışıp kaynaştık..
Sonracığıma 2 tane hoca geldi bir hatun bir erkek... Sınav kağıtlarını dağıttılar ve herhangi bir zaman kısıtlaması olmadığını, rahat olmamızı istediler. Başladık sınavaaa... Kısmen kolay kısmen zor. Yaptım birşeyler ve teslim ettim kağıdımı.
Toplam 4 seviye var. Benim seviyem 2. seviye olarak belirlendi ve ardından dersbaşının yarın yapılacağını duyurdular.
Ünivesite'de ki ilk günüm böyle geçti.. Okuldan çıktıktan sonra şehir merkezine gittim hem öğle yemeği yiyim hem de biraz dolaşayım dimi.... Bir baktım ara sokakların birinde "Newroz Kebab" yazılı bir restoran. İçeri girdim.. Pantolonu dizlere kadar sıvamış, çoraplı ve köseli ayakkabılı ve tabiki ayakkabının topuklarına basılmış bir görüntü (: Muhabbet şöyle gelişti :
- Ben: Ciao
- Newroz Kebab : Ciao
- Ben: Sei Turco ?
- Newroz Kebab : Si
- Ben : Bende abi.. Naber ?
- N.K : Ooo iyidir.. Senden naber ?

Hehe (:

Sonra epey dolaştım merkezi, girebildiğim kadar ara sokağa girdim ve hakkaten her sokak ayrı bir keşif yeri.. Gerçekten çok görkemli ve antik bir şehir..
Evet.. Bir gün daha böyle geçti, yorulduğumu hissettim resmen çünkü epey arşınladım yolları.. Eve gelince bol su, ardından bir duş... Şaka maka saati 19:42 ettik. Birazdan akşam yemeği için Anna hepimizi çağırır heralde (:

Görüşmek üzere...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder